Molchat Doma – Волны – Volny ve Karanlığın “Dalgaları”

Molchat Doma’yı dinlemek, bir kulübenin içinde yağmuru dinlemek veya sakin bir denizi seyretmek gibi melankolik ama yine de dingin bir atmosfer yaratmaz. Daha çok beton blokların arasında yankılanan sesler, sert dalgalar arasında savrulan küçük bir tekne gibi düşünebiliriz. Tam 7 sene önce, 7 Eylül 2018 tarihinde yayımlanan ikinci stüdyo albümleri Этажи, Katlar‘ın dördüncü şarkısı olan Volny yani Dalgalar da tam olarak bu ruhu yansıtıyor. Soğuk, mesafeli, ama aynı zamanda bağımlılık yapan bir karanlık.

 

Molchat Doma Kimdir?

2017’de Minsk’te kurulan Molchat Doma, ‘Houses Are Silent‘ yani ‘Sessiz Evler‘ olarak Türkçe’ye çevrilebilir. Üç kişiden oluşan ekip: vokalde Egor Shkutko, gitar, davul ve synthde Roman Komogortsev ve yine synth ve bas gitarda Pavel Kozlov’dan oluşuyor. Onların dünyasında renkler gri, sokaklar sessiz, yüzler ifadesiz.

Joy Division’dan Sovyet new wave’ine kadar uzanan karanlık ilham kaynaklarıyla kendi dillerini oluşturdular. Sahnede de albüm kapaklarında da kasvetli Sovyet apartmanları ve şehir görüntüleriyle özdeşleşmiş durumdalar.

 


Panorama Hotel – Štrbské Pleso, Slovakya


Molchat Doma Panorama Hotel’in önünde

How would you rank the MolchatDoma album covers by design? : r/MolchatDoma

Molchat Doma albüm coverlari

Tür ve Kökler

Molchat Doma genellikle post-punk ve coldwave etiketleriyle anılıyor. Bu türler genellikle dışarıda kalanların müziği olarak benimsenmiştir.

70’lerin sonu ve 80’lerin başında Batı Avrupa’da doğan, zamanla Doğu Avrupa’da farklı bir kimlik kazanan post-punk Sovyet döneminde Kino gibi grupların da bu türe kazandırdığı şarkılarla şuanki halini almıştır.

80’lerde Kino

Bugün gençler bu müzikte hem dans edebilecekleri hem de karanlıklarına, kendilerine ses bulabilecekleri bir alan yaratıyor. Doom, gotik ya da endüstriyel dinleyenler için Molchat Doma’nın soğuk tınıları hiç yabancı değil.

 

Volny… “Dalgalar’ın” Dünyası

 

Atmosfer ve Müzikal Yapı

Şarkının omurgasını derin ve tekrar eden bas çizgisi oluşturuyor. Üzerine eklenen soğuk synth’ler ve mekanik davul ritimleri dalga hissini güçlendiriyor. Vokaller ise bilinçli şekilde uzak tutulmuş, neredeyse duvarın arkasından geliyormuş gibi. Bu da parçadaki yabancılaşma duygusunu arttırıyor.

photo credit: BookRiot

Sözler

Şarkının sözlerinde sık sık doğa imgeleri geçiyor: “benim toprağımda”, “kasvetli bir gökyüzü” ve tabii ki en önemlisi şarkının adı, dalgalar…

Bu imgeler hem içsel bir yıkımı hem de dış dünyadaki kaosu çağrıştırıyor.

Volny’yi dalgalar üzerinden okumak mümkün. Dalgalar bazen bir taşkınlığı, bazen de hayatın kaçınılmaz akışını simgeleyebilir. Şarkının genel havası, modern dünyanın belirsizliği içinde kaybolmuş bir kuşağın hisleriyle örtüşüyor.

Molchat Doma, Volny ile post-punk’ın bugünkü karşılığını veriyor. Şarkı karanlık bir atmosfer yaratırken, aynı zamanda dinleyene içinde bulunduğu çağın kırılganlığını hissettiriyor.

Beton bloklarda yankılanan bir hayalet…Kaçamayacağın bir dalga… Dinlerken kendini hem hiç kimseye ait hissetmiyor hem de bu karanlık toplulukta bir yer buluyorsun, hem uzak bir geçmişin izlerini hem de bugünün gerçeklerini duyuyorsun.

Dalgalar

Bana göstereceksin, dünyanın nasıl ağladığını

Ölümün olduğu yerde, ben de var olacağım

 

Burada doğanın duygusuz değil, tam aksine insan kadar kırılgan olduğu ima ediliyor. Dünya da ağlıyor, ve biz o ağlayışa tanık oluyoruz.

Ölüm, yok oluş değil, varlığın başka bir yüzü. Şairane bir teslimiyet var burada, karanlıkla barışmak gibi.

 

Mutluluğu sakla içinde, gelecek yüzyıla taşı

 

Karanlık şarkının ortasında bir umut ışığı gibi duran bu cümle, mutluluğu bir hazine gibi geleceğe saklama çağrısı.

 

Günlük boşlukların, toplumsal dertlerin arasından onu yüzlerce dosyada gizle kendine

Yeni bir yol aç  ve kaybol sonsuza dek

 

Modern hayatın boşluğu, burada bir yabancılaşma var. Mutluluk, kağıt yığınlarının arasında bile saklanabilir ama asla doğal bir şekilde yaşanamaz.

Kaçış ve kurtuluş, aynı zamanda tamamen silinme isteği. Kendi yolunu çizmek ama o yolun sonunda yok olmak.

 

Dalgaların En Çarpıcı Anı

Şarkının içinde birçok güçlü dize var ama en vurucu kısım:

Benim toprağımda

Kasvetli bir gökyüzü

Sen beni zorluyorsun

Doğa üstüne şarkılar söylemeye

Beni zorluyorsun

Kendi Tanrına inanmaya

İlham zorla geliyor. Sanki dünya, ağırlığını insana taşıtıyor. Hem kişisel hem de coğrafi bir ağırlık var. Aidiyet duygusu hem kişisel hem kolektif. “Benim toprağım” derken sadece bir ülke değil, tüm bir ruh hali anlatılıyor.

Umudu kapatan, tepeden dayatılan bir atmosfer. Mekanın psikolojiye baskın geldiği an. Bu kasvet, sanatçıyı yazmaya, söylemeye, yaratmaya zorluyor. Yani şarkı sadece bir içsel çığlık değil; bulunduğu coğrafyanın, yaşanan kültürel atmosferin dayatmasıyla doğmuş bir ağırlık.

 

“Sen beni zorluyorsun” tekrarları

Bu tekrarlar şarkının mekanik nabzına kilitleniyor. Kısa ve sert dizeler dalga gibi geliyor. Anlamı taşıyan şey, aslında bu perkusif akış. “Sen” ise bilinçli olarak belirsiz bırakılmış. Bir insan olabilir, bir travma olabilir, şehir olabilir, sistem olabilir. Bu muğlaklık, dinleyenin kendi ilham kaynağını ya da kendi baskısını o boşluğa yerleştirmesine izin veriyor.

Tekrar dalga gibi vuruyor, geri çekiliyor, sonra yeniden geliyor. Söz, ritimle birlikte görünmez bir basınç kuruyor.

Burada bir kırılma noktası daha var; bu baskı ya da ilham, insanı bir şeye inanmaya zorluyor. Kasvetin altında bir teslimiyet ihtimali de var, uyumsuzluk ihtimali de. 

Post-punk’ın karanlığıyla metalin kaderci havası tam bu sıkışmada buluşuyor.

“İnanç” burada dışarıdan gelen bir emir gibi de okunabilir. “Kendi” vurgusu, öznenin iç dünyasıyla çelişen bir otoriteyi işaret ediyor olabilir. Ama aynı zamanda, bu zorlanma bir yaratım dürtüsüne de dönüşüyor. Özellikle “doğa üstüne şarkılar söyleme” dizesiyle birlikte, şarkıyı kapatan son ifadeler bana Volny’nin karanlık atmosferinde tünelin ucunda parlayan sönük ama inatçı bir ışığı çağrıştırıyor.

Şarkı köklerini reddetmiyor, gökyüzünün ağırlığını süslemiyor. Ne romantize ediyor ne de kaçıyor. Bu dürüstlük onu hem vurucu hem de kalıcı yapıyor. 

Volny ilk dinlediğimde beni o kadar etkilemişti ki ilk bulduğum çevirisini okuduktan sonra, hiç bir şey anlamadan dinlerken beni neden bu kadar etkilediğini anlamış oldum.

Volny en sonunda beni Rusça öğrenmek zorunda bıraktı…

Şimdi sizin yorumlamanız için şarkının Türkçe çevirisi:

Волны – Volny – Dalgalar

Bana göstereceksin
Dünyanın nasıl ağladığını
Göklerin çığlığı
Bizi parçalara ayıracak

Ölümün olduğu yerde
Ben de var olacağım
Ama sen gelme peşimden
Senin zamanın şimdi

Mutluluğu sakla içinde
Gelecek yüzyıla taşı
Günlük boşlukların, toplumsal dertlerin arasından
Onu yüzlerce dosyada gizle kendine

Yeni bir yol aç
Ve kaybol sonsuza dek

Sen beni zorluyorsun
Doğa üstüne şarkılar söylemeye
Sen beni zorluyorsun
Tanrına inanmaya

Benim toprağımda
Kasvetli bir gökyüzü
Sen beni zorluyorsun
Tanrına inanmaya

Crestfallen Sounds'un kurucusu, rock ve metal müzik aşığı, yazmayı ve paylaşmayı seven birisi.